24 Ocak 2011 Pazartesi

her şeyin anlamlı olduğu zamanlar vardı bir şeyler için savaştığım zamanlar o kadar çok zaman vardı ki birileri için uğraştığım aslnda o uğraşlar kendimi kurtarmak içinmiş. kendimi kaybedince anladım. uğraşmak can yakarmış eğer seversen değer verirsen canın yanarmış onca zaman verilen savaşlar başkaları için uğraşlar aslında her şey bir gün ölmek ve yeniden doğacağın güne hazırlanmak içinmiş. yeniden doğmak tarifsiz bir şeymiş ama güzelliğinden değil hissizliğinden geçmiş acı vermez eskisi  kadar gelecek korkutmaz her yanın leş kargalarıyla çevrilsede gülüp geçersin yanacak bir can kalmamıştır artık ortada biraz ordan biraz burdan derken haritası silinir ruhunun ortaya uçsuz bucaksız bir çöl çıkar ağaçlar hayal kadar güzel sayılsada susuzluktan kurumuş kabuğu adeta acıdığını belli eden çıtırtı sesleri arasında ölüme koyuverir kendini her şey çöldeki kadar düz ve bulanıktır
etrafındakiler neden böyle olduğunu sorarlar kimi dudaklardan sen eskiden böyle değildin gibi anlamsız sorular dökülür cevap vermek bile anlamsız geldiğinden susarsın oysa her şey o kadar alışılmış ki

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder