12 Ocak 2010 Salı

Yalnızlığım bir basamak daha çıktı bu gece.
Ve yarın uyandığımda hiçbir şey olmamış gibi,
Buhar olup uçmuş olacak tüm yalnızlığım.
Hiçbir önemi olmayacak.
Baktığım tüm kadınlar etten kemikten ibaretti
Baktığım tüm vücutlar etten ve kemikten
Tüm düşünceler kısıtlı
Eksikti hep bir şeyler
Dokunsam da hissedemezdim
İçip içip kaybolurdum sokaklarda
Düşüncelerimi kaybederdim
Ve kendimi…
Sonra oturup saatlerce insanları izlerdim
O kadar amaçsız bir o kadar ders verirlerdi
Güneşli bir günde seni gördüm bir ara
Güneş yüzünü parlatıyordu
Gökten inmiş gibi berraktın
Kalbime bir şeyler fısıldanmaya başladı o an
İçini görebiliyordum sanki
Dokunabilirdim
Hiç tanımasam da anlatabilirdim seni saatlerce
Bu bir çeşit aşk olmalıydı
Seninle büyüyüp şekillenecek
Bir çeşit kitap olmalıydı bu sayfaları boş biz yazalım diye…
Tanıştık, haklıymışım, ben düşüncelerine dokundum
Sana anlatmama gerek yoktu
Biliyordun zaten her şeyi
Biliyordum zaten tüm düşüncelerini
Geriye sadece keşfetmek kaldı…
Konuştukça yaşadıklarımızın bile aynı olduğunu keşfettik
Her gün biraz daha artan sevgi
Her gün biraz daha büyüyen aşk olmalıydı bu
Öğrendim sevmeyi, aşkı, acıyı, tatlıyı , huzuru
Sonra sen kayboldun birden
Kayboldum birden
Ete ve kemiğe dönüştü yine tüm vücutlar
Düşünceler kayboldu
Ruhlar anlamsızlaştı
Tıpkı eskisi gibi
Esip geçen bir rüzgar gibi

Etten Kemikten Vücutlar

Baktığım tüm kadınlar etten kemikten ibaretti
Baktığım tüm vücutlar etten ve kemikten
Tüm düşünceler kısıtlı
Eksikti hep bir şeyler
Dokunsam da hissedemezdim
İçip içip kaybolurdum sokaklarda
Düşüncelerimi kaybederdim
Ve kendimi…
Sonra oturup saatlerce insanları izlerdim
O kadar amaçsız bir o kadar ders verirlerdi
Güneşli bir günde seni gördüm bir ara
Güneş yüzünü parlatıyordu
Gökten inmiş gibi berraktın
Kalbime bir şeyler fısıldanmaya başladı o an
İçini görebiliyordum sanki
Dokunabilirdim
Hiç tanımasam da anlatabilirdim seni saatlerce
Bu bir çeşit aşk olmalıydı
Seninle büyüyüp şekillenecek
Bir çeşit kitap olmalıydı bu sayfaları boş biz yazalım diye…
Tanıştık, haklıymışım, ben düşüncelerine dokundum
Sana anlatmama gerek yoktu
Biliyordun zaten her şeyi
Biliyordum zaten tüm düşüncelerini
Geriye sadece keşfetmek kaldı…
Konuştukça yaşadıklarımızın bile aynı olduğunu keşfettik
Her gün biraz daha artan sevgi
Her gün biraz daha büyüyen aşk olmalıydı bu
Öğrendim sevmeyi, aşkı, acıyı, tatlıyı , huzuru
Sonra sen kayboldun birden
Kayboldum birden
Ete ve kemiğe dönüştü yine tüm vücutlar
Düşünceler kayboldu
Ruhlar anlamsızlaştı
Tıpkı eskisi gibi
Esip geçen bir rüzgar gibi

11 Ocak 2010 Pazartesi

Ben Kokan Satırlar

Anlamak bu kadar mı zordur bir insanı?Kolay mı gözlerdeki sevgiyi öfkeye,nefrete çevirmekKüçüktüm bir zamanlarKötülük nedir bilmezdimMasum çocukça oyunlar oynardımÇok küçüktümBen çocuk oyunları oynardımAma hiç çocuk olmadımAcıyla olgunlaşırmış insan Ben kendimi bildim bileli hep olgunlaştımAma hala devam etmiyorumNeden mi?Masumluğumu kaybettimGözlerimdeki sevgiyi çaldılarArtık masumiyet bakiri değilimAlın sizin olsun hepsiBağışlıyorum onları sizeMasum bakışlarımı saf düşüncelerimiÇoktan dağıttım hepsiniÇöl ortasında susuz kalmış gibiydinizKarşınıza çıkan bir çocugun suyunu çalıyor gibiİzledim…Bakın artık bende büyüdümAma hala sizden birisi değilimSaf kötülüğü saf iyiliği hediye ettiniz banaİyilik zaten hep vardı ama siz onu saklamamı sağladınızÖfkenin nefretin tohumlarını attınızO küçük saf çocuğa…Suladım onları büyüttümAma tek başıma değilHer şey sizin katkılarınızla…Arada birkaç iyi insanOnlarda kendi hayatlarının kaygısına düşmüş.Bir dünya kurdumİçinde o küçük çocugu saklıyorumAnahtarıysa bende değilBir gün açılır mı diye merak da etmiyorumMadalyonun iki yüzüyüm benDiğer yüzüm kayboldu
insan bazen yaşamında yıllardır öğrenemediği şeyi birkaç dakikada öğreniyorolayların kırılma noktasıinancını kaybettiğin ankazandığın anbir kaybediş bir kazanışpeki hangisi daha üstüngeride bıraktığı duyguları için üzülmeli miartık umursamadığı için sevinmeli mivazgeçiren neydiyıllardır her seferinde düşüp geri kalkmak isteğiyle doluykenbu sefer vazgeçiren?iyi miydi bu,yoksa kötü mü?her seferinde aynısı olmak zorunda mıydıhayatlarımız bozuk bir plak gibi tekrar etmek zorunda mıydıve neden her seferinde aynı acıyı yaşamak için istekliydimacı çekmeyi isteyen ben miydim yoksa...ben miydim hatalı olanher seferinde aynı acıyı yaşatanlar mıben mişim aslında isteklison perde son sahnesiz mi kazandınız yoksa ben mişimdi uzaktan bakıp gülüyorum =)
gidiyorum yarın bu şehirdenöyle acılarımı bir köşeye bırakıp değilyoldaşım olacaklar biliyorumcanımı acıtmaya devam edeceklertıpkı senin gibisenin gibi onlarda...yalnızlıkmayhoş karanlık gecelerde tek can yoldaşımmışhataymış yanımda olduğunu düşünmemsende tüm iyi şeyler gibisindün vardınbugün yoksun...amaçlar birer aldatmacaymışdokunduğunda yok olan baloncuklar gibihayatın karmaşasında, bu süslü oyundakendimizi kandırmak için oyalanmak adına kurulmuş küçük zavallı oyunlar....güneşli bir kış günü yağan karlara yazı yazmak gibi hayatkarlar eriyinceye kadar mutlutıpkı eriyen karlar gibi mutlulukarada bir oynadığımız3-5 günlük aldatmaca...
kelimelere anlam yüklemekten vazgeçtimkendimi anlatmaya çalışmaktananlamaya çalışmaktan vazgeçtimkağıttan bir gemi yaptım bugünhayallerime dokundumiçine koydumateşe verdim denize bıraktımyandı,nefes alamadı hayallerimyok oluşlarını izledimsenin gibi,benim gibiherkes ve herşey gibiateşe verdim bugün ümitlerimitüm sevinçlerimi uçurumdan attım..katil oldum bugünhayallerimin katili
her nefes biraz daha sessizhayata tutunduğum her nefes biraz daha sitemkarbakışlarım biraz daha buğulu her saniyehayat kararıyor...adımlarım biraz daha kısalıyor her geçen günbiraz daha geç kalabilmek için...acılar her geçen dakika biraz daha güçlüdalga geçercesinekahkahasını atıyor aynaların arkasına gizlenmiş bulantılar...düşünceler biraz daha yaklaşıyor ölümün o ıssız sessizliğinedünden daha güçlüdünden daha bilgilidünden daha tecrübelidünden daha yorgun...istek adına kalan tek şeyölümün o ıssız sessizliği...susmak acı vericikonuşmak can yakıcı...

10 Ocak 2010 Pazar

Çürümüş Mutluluklar

Kusursuzdunİncitmezdin beniKusursuzdun dediysemYakıştıramadım sana hiçbir kusuruDeğişen neydi bilmiyorumBeni böylesine karmaşaya itenÖfkeye , vazgeçmişliğe , direnmeye , vazgeçememişliğeSevmeye ,sevmemeyeSeniyse bu kadar kırıcılığa…Öfkem, nefretim, sevgimKarıştı hepsi birbirineHepsini terk etmeliyimDönmemeliyim içimeO karanlık , Bir köşeye atılmış,Kendinden geçmiş hayaller,Ve onların acı veren kokusuna…Belki yeni bir başlangıç !!Ama nasıl atacağım o çürümüş hayalleri,Ve peşinde sürükledikleri mutsuzlukları?Yüküm o kadar ağırken,Nerden, nasıl başlayacağım?Kime emanet edeceğim,Kimden yardım isteyeceğim?Bu kadar dibe vurmuşken…
İnsanların arasına karıştım bu sabahFark ettim ki artık aralarında olmak bir çeşit işkenceBakındım etrafımaFarklı fiziksel görünümlerde yüzlerce insanOysa yok hiç birinin farkıBen farklıyım diye sessizce çığlık atanlarKendini göstermeye çalışanlarYüzlerce vücutta tek bir insanNefes almadığımı hissettim bu sabahNefes alamadığımı…En iyi arkadaşım odamDört duvar arası yalnızlıkİçinde olmasam daha çok seveceğimOysa ne çok severmişim kendimi kandırmayıMutluluğun oyununu oynamayıOyun bitince anladımYıllar süren oyun son bulduğunda…Şaşırtmamıştı hiçbir son bu kadarİzleyenler bile tahmin ederkenBen düşünemedim sonumu…Kendime bıraksaydın keşke beniTam alışmaya başlamışken çalmasaydın güvenimi…Bir figürandın oyunuma girenSenarist, yönetmen ele geçirdin hepsiniVe benden aldın başrolüGiderken yıktın bütün oyunuSessizce gitmeyi başaramadınGüven, inanç, sevgiÇaldın hepsini…Oyunumu oynayabileceğim bir boşluk bile bırakmadın…Yarın sabah yine kalkıp hiç tanımadığım oyun alanlarına gireceğimKaçmak istesem de insanların arasından.. gidemeyeceğim !Hep hayatımda olacaklarHaykırmak istesem de hepsinin yüzüneHepinizden nefret ediyorum diyeSusacağımVe yarın hiç bitmeyecekHer gün aynı oyunu seyredecek izleyenlerBen içimde haykırırken, bilmeyecek hiç kimseVe bir gün son bulacak bu oyunSilinecek bu beden yeryüzündenNe bir hatıra, nede hatırlanma isteği…

Kaybettim Tüm Anlamları

Soğuğum bu geceBirazda yarımHer şey eksik bu geceOturup düşüneyim dedimDüşünmeye cesaretim bile eksikYazmaya kelimelerin azaldıHer şey azaldı o geceden sonraSeni zaten kaybetmişimAma çok daha fazlasını kaybetmişimSeni kaybettim dediysem üstüne alınmaHayallerimde büyüttüğüm seni kaybetmişimBir ruh hazırlayıpOnu senin bedenine giydirmişimBen kendi yarattığım kişiliği kaybetmişimHa kaybetmek dediysem çok da özel sanma kendiniBen seni sevdiğim için o kadar özelmişsinBen her gece rüyalarımdaBen her gün düşüncelerimde seninle yaşarkenSen kendini başka kollara atmışsınİşte o gün bitti her şeySana dokunduğum için pişman oldum o günKimse tutmayacaktı eliniKimse bakmayacaktı benim gibi gözlerineVe hiç kimseye bana dokunduğun gibi dokunmayacaktınPişman oldum elini tuttuğum sana sarıldığım içinPişman oldum çünkü artık başkasının kollarındasınŞimdi başkası tutuyor ellerini…Sana bakarkenSadece bakarken kalbimin ne kadar hızlı attığını hatırladımSeninde kalbin hızla çarpardıVe başkasının dokunduğunu düşünmek ölüm gibi gelirdi bizeBen öldüm galibaSenide kendimide öldürdüm.Şimdi her şey sıradanÖlümün bile bir anlamı vardıBen onu bile kaybettim…
her kaçış bir kurtuluş olsa keşkearkamı dönüp her gittiğimde yeniden başlayabilsemhep bahsettikleri o bembeayaz sayfa açılsaher seferinde ayağa kalkınca güçlü oluyosun pehgel bide bana sorher seferindecanımdan nasıl can gittiğini gel bide bana sorumudum tükendine değişebilirimne terkedebilirim bu lanet yuvarlağıkeşke hep beş yaşında kalsaydımkeşke hep çikolata için ağlasaydımkeşke hiç keşke demeseydimdualarımız bile keşkeler dolmuşduyuyor musun benigel öyleysetut elimdendualarım sanaküçük çocuğu hatırladın mıo zamanda dualarım sanaydıneden gelmedin !niye böyle oldu..neden yalnızız !acı var şimdibinlerce defa harmanlanmış katmerli bir acıatsan atılmıyorbıraksan o seni bırakmıyorhadi bir oyun oynayalımgörmemezlikten gelelimiçimizde yaşayalım acıyıyine gülmeye devam edelimkimse bilmesin yine içimizikimse girmesin yine içimizehadi bir oyun oynayalımhadi sonsuza kadar susalım...

Gitme Vakti

Tarifi imkansızYapılması zorMantığın başka kalbin başkaAğır basan kalbin olsadaGitme vakti gelmiş…Sarılmak hiç bırakmamak istesem deİzin vermezsin buna…İzin vermesende sarılmama bırakmamamaBitmez içimdeki senÖlürsün yukardan izlersin insanlarıKalbini vermissindir birisineOrda bir yerlerde olduğunu bilirsinAma dokunmak okadar zordurkiUlaşamazsın hiçSadece izlersin…Gözyaşların damlar aşağıyaAma hiç kimse farkında olmazHiçbirine ulaşmaz…Ulaşsada anlatamaz derdiniBir damla gözyaşıGücü yetmez yükünü almayaKimbilir belki gücün yeterİstemezsin orda durmayıAma başka çaren yokturNe aşağıya atlayabilirsinNe yukarı çıkabilirsinHapissindir orda..Sadece izlersin uzaktanGöremesende bilirsin,Hissedersin kalbinin orda bir yerlerde olduğunuAma dokunamazsınKalırsın ordaGitme vakti gelmiştir…Sarılmak hiç bırakmamak istesem deİzin vermezsin buna…İzin vermesende sarılmama bırakmamamaBitmez içimdeki sen

Beni Çağırıyor Karanlık

Önümde beyaz bir sayfaİçimde kömürleşmiş bir benlikNe zaman üstünü örtüpGizlemeye çalışsamHep üste çıktıKararmışım bir kereİflah olmam der gibiVe işte yine beyaz bir sayfaYine kömürleşmiş benliğimBen : kapatacağım, atacağım bu siyahlığı… dedikçeO benimle savaştıBir bedende iki düşman oldukBenimki küçük sevinçlerUfak galibiyetlerOnunki derine inen sarsıntılarBen tokat attımOysa her seferinde yerin dibine gömdü beniİtiraz edecekde halim kalmadıHer seferinde kalktım da ayağaGidişinle kesti ayaklarımıEn çok vurandaAldırmayışın olduAyağa kalkamamama üzülmedimdeSende bir hiç olmakDüşündürdü kalksam ne olacak?Kesilmiş nasıl olsa ayaklarımİyileşsede ne için kalkacağım?Bir daha düşmek için mi?Beni de kendine çağırıyor karanlık‘’gel’’diyor‘’her kalktığında yeniden düşeceğineBir kere kalk,bana gelParçalara ayır kendiniKalmasın sende hiçbir parçanBana ver hepsiniBende sana karanlığı vereyimDüşünecek hiçbir şeyin kalmasınDüşme bir dahaBana gel…Kalkmak yokDüşmek yokHiçbir şey yokBenliğin yok…

Aldırmadım

Benim öyle büyük acılarım olmadı hiçBeklide ben çok aldırmadım bilmiyorumGidenlerin ardından ağlamadımSoğanımı çaldılar,suyumu döktülerHiç yoktan vurdular kafesteki kuşumuBoş yere susturuldu şarkılarımAldırmadım..Gülüşümü çaldılar dostlarım,Onlar için dua ederken her gece.Ayazlar kesti her yerimiYine de güneş olup doğdum ümitlerimeKör kuyulara düştüm,koşarken sevdalarımaYinede bildim yıldızlara bakmasınıAldırmadım..Çocukluk uykularım bölünürdü hepSarhoş babamın anlamsız bağırışlarıylaAnnemin gözyaşlarıylaYinede gömdüm ıslak suratımı yastığaDedim ya hiç aldırmadımAma bir gidişin vardı kiBen hiç öyle ağlamadım..

Ayrılamazsın

Ayrılamazsınaşk biter... için hüzün doludur. bir yanın bittiğini kabul etse de diğer yanın, "belki daha yapılacak bir şey vardır" der. öylece durup gözlerinin içine bakarsın. sana yeniden, "gel" demesini beklersin. "ben de senden ayrılamam" demesini beklersin. ama o söz hiç çıkmaz ağzından, duyamazsın. gururlusundur, istenmediğin yerde durmazsın. ağzından, "evet, bence de bitmeliydi bu aşk" sözcükleri çıkar ama buna sen bile inanmazsın. gururun sana oyun oynamaya başlar. önce, "belki biraz zaman vermeliyiz birbirimize" diyerek gururunu ucundan köşesinden yemeye başlarsın. öyle bir an gelir ki, "ne olur ayrılmayalım" demeye kadar vardırırsın. bu sözleri nasıl söylediğine inanamazsın. onun sıcaklığını hiç kimsede bulamayacağını bilirsin. kimse onun gibi gülemez, kimse onun gibi dokunamaz. kimseyi onun kadar sevemezsin. bunlar içini sıkar. nefes alamaz hale gelirsin. ne geceler gecedir, ne uykular uyku. artık birkaç dakika huzurlu uykuya hasretsindir. uyuyamazsın.ondan gelecek bir tek haberi umutsuzca beklersin. telefonun yanında kaç gece sabahladığını hatırlayamazsın. beklemek ölüm gibi gelir insana. aslında ölüm fikri de pek garip değildir artık. öylesine umutsuz kalırsın ki, ölümü tek çare olarak görmeye başlarsın. ölümle ilgili planlar yaparken bile onun tekrar geri dönme olasılığını hiç aklından çıkarmazsın. bu yüzden ölemezsin. hayat devam ediyordur ama bir şey hep yarım, hep eksiktir. yüreğin asla eskisi gibi atmayacaktır. başka aşklar seni kandıramayacaktır. kiminle beraber olursan ol, onu her zaman hatırlayacaksındır. yıllar sonra bile olsa bir gün sana, "gel" dese nerede ve kiminle olduğuna bakmadan ona koşacaksındır. kahredici bir gerçektir bu. bunu bilmek çok daha acı vericidir. katlanırsın çünkü acı senin kardeşindir. o kimbilir kiminle, hangi mutlu hayatın içinde yeni aşkının tadını çıkarmaktadır. bunu da bilirsin. bilirsin ama... ayrılamazsın!
Garip bir karanlık var bu akşam.Bir pencereden bakınca en karasını sürünmüş gecenin,Diğerinden bakınca ışık vuruyor.İki yolu tarif ediyor sank.iBirbirine zıt iki yolBirinde geçmiş, diğerinde gelecek gizli.Bir umut var içimde nedendir bilmediğimEn mavisini giyinmiş hayallerin.Pencereyi açınca görüntüler çarpıyor yüzümeHepsinden bir şeyler fışkırıyorKimisi acı, kimisi mutluluk, kimisi huzur anlatan.Hepsi elimden tutmaya çalışırkenAldırmıyorum hiç birineOysa hepsinin ayrı bir çekiciliği var parlayanAma dokunmuyor hiç biri düşüncelerime;Gözlerime öyle bir kara sürmüşüm ki…Bilmelisin düşüncelerim isyankar değil artıkSavaşçı değil kelimelerim.İki ucu keskin mızrağım elindeki…