10 Ocak 2010 Pazar

İnsanların arasına karıştım bu sabahFark ettim ki artık aralarında olmak bir çeşit işkenceBakındım etrafımaFarklı fiziksel görünümlerde yüzlerce insanOysa yok hiç birinin farkıBen farklıyım diye sessizce çığlık atanlarKendini göstermeye çalışanlarYüzlerce vücutta tek bir insanNefes almadığımı hissettim bu sabahNefes alamadığımı…En iyi arkadaşım odamDört duvar arası yalnızlıkİçinde olmasam daha çok seveceğimOysa ne çok severmişim kendimi kandırmayıMutluluğun oyununu oynamayıOyun bitince anladımYıllar süren oyun son bulduğunda…Şaşırtmamıştı hiçbir son bu kadarİzleyenler bile tahmin ederkenBen düşünemedim sonumu…Kendime bıraksaydın keşke beniTam alışmaya başlamışken çalmasaydın güvenimi…Bir figürandın oyunuma girenSenarist, yönetmen ele geçirdin hepsiniVe benden aldın başrolüGiderken yıktın bütün oyunuSessizce gitmeyi başaramadınGüven, inanç, sevgiÇaldın hepsini…Oyunumu oynayabileceğim bir boşluk bile bırakmadın…Yarın sabah yine kalkıp hiç tanımadığım oyun alanlarına gireceğimKaçmak istesem de insanların arasından.. gidemeyeceğim !Hep hayatımda olacaklarHaykırmak istesem de hepsinin yüzüneHepinizden nefret ediyorum diyeSusacağımVe yarın hiç bitmeyecekHer gün aynı oyunu seyredecek izleyenlerBen içimde haykırırken, bilmeyecek hiç kimseVe bir gün son bulacak bu oyunSilinecek bu beden yeryüzündenNe bir hatıra, nede hatırlanma isteği…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder